![]() |
|
|||||||
![]() |
|
|
|
Konu Araçları | Mesaj Gösterim Modları |
|
|
#1 |
|
::Nasreddin Hoca'dan Öğütler:: Nasreddin Hocanın canı bir gün yahni ister. Kasaba gidip iki kilo et alır, eve gönderir.BU KEDİYSE ET NEREDE? Hocanın karısı, yahniyi pişirirken komşuları çıkagelir. Misafire ikram edecek başka şeyi olmadığından yahniyi pişirip, komşularına ikram eder. Akşam olup da evine yorgun argın dönen Hoca, yahninin özlemiyle sofraya kurulur. Biraz sonra karısı Hocanın önüne bir tabak bulgur aşı koyar. Hoca kızar: --Hatun, hani bizim yahni? Karısı misafire ikram ettiğini söylemeye cesaret edemez. --Hiç sorma efendi! Senin gönderdiğin eti kedi yedi, der. Hoca sofradan kalkar. Kediyi tartar. Kedinin zayıflıktan bir deri bir kemik ve açlıktan bitkin halde olduğunu görür. Bir karısına bir kediye bakar. --Hatun, gerçekten eti bu bizim kedi mi yedi? diye sorar. Karısı: --Evet Efendi! Bu utanmaz kedi yedi, der. Hoca, koşarak el terazisini getirir. Terazinin bir gözüne kediye, öbür gözüne kilogramları koyar. kedi tam iki kilo gelir. Hoca karısına bakarak: --Bak hatun! Şu gördüğün bizim kedi tam iki kilo geldi. Aldığım et de iki kiloydu. Bu tarttığım kedi ise, et nerede? yok bu tarttığım et ise, kedi nerede?! diye sorar. ÖĞÜTLER Nasreddin Hoca, gerçekçi ve her zaman lafın doğrusuna taliptir. Kendisi karşı tarafı rencide etmemek için saf görünür. Fakat nükteleriyle aldatma ve yalanlara kanmadığını ispatlar. Hoca'nın hoşgörüsüne diyecek yoktur. Son derece affedici ve hoşgörülü bir insandır. Ama hiç bir zaman aptal yerine de konmak istemez. Yani herşeyin farkındadır. Hanımının sözlerine kanmadığını kendi esprili uslubuyla göstermiştir. ![]() PARA, CİMRİ VE NASREDDİN HOCA -- Hoca Efendi, parayı sende mi seviyorsun?.. diye Hoca'ya tepeden inme bir soru sorar. Hoca, bu tip adamları yakinen tanır. Ele talkın verip kendileri salkım yutan cinstendir bunlar. Hoca hemen cevabı yapıştırır: -- Para, insanı cimri ve vicdansız adamlara muhtaç olmaktan kurtarır. Onun için sevsem de ayıp sayılmaz. ÖĞÜTLER Nasreddin Hoca, münasebetsiz soru soranlara layık olduğu şekilde cevap verir. Verdiği cevaplarla onları iyiliğe sevkeder, kötülükten sakındırır ve doğruyu gösterir. insana tatlı sert uslubunu kullanmıştır. müminler için belâdır. için gereklidir. ![]() SEN DE HAKLISIN HANIM komşusundan şikayetçidir. Derdini anlatır. Hoca, adamı güzelce dinledikten sonra: -- Haklısın! diyerek gönderir. Biraz sonra adamın şikayetçi olduğu komşusu çıkagelir. O da az önce gelen komşusundan şikayetçidir. Derdini anlatır, hakkının verilmesini ister. Hoca onu da güzelce dinler. Sonra: - Haklısın! diyerek onu da yollar. O sırada Hoca'nın yanına gelmiş bulunan ve konuşulanlara kulak misafiri olan karısı, bu işe şaşar. Hocaya: -- İlahi Hoca Efendi! Sen ne biçim kadısın? Birbirinden şikayetçi olan iki adamın ikisi birden hiç haklı olur mu? diye sorar. Karısının bu sözleri üzerine Hoca, bir süre düşündükten sonra ona şöyle der: -- Hatun, sen de haklısın. ÖĞÜTLER Nasreddin Hoca, çok yönlü bir insandır. O, herkesin farklı kabiliyetlerde yaratıldığını ve ona göre tavır geliştirmek gerektiğini bilir. Bütün nükteleri zamana ve mekâna da uygundur. Hoca, burada haksızlık etmemek için çok dikkatli davranmıştır. Hem de hakların verilmesinde ne derece dikkatli olunması gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Kimin delili kuvvetli ise, kim meselesini daha güzel ortaya koyarsa, hakim onun lehine hükmedebilir. Bu konuda sevgili Peygamberimizin de bir uyarısı vardır. Güzel bir dil ve delille hakkı lehine çevirmeye çalışan kimseye "Ben dinlediğime göre hüküm veririm. Etkili konuşmasıyla beni yanıltan kimseye, ateşten bir parça verilmiş olur" diye ikazda bulunmuştur. göre hükmeden cennettedir. Gerçeği bildiği halde aksine karar verenle, bilgisiz hüküm veren cehennemdedir. karısını da gönüller. konuşabiliriz. ![]() TAZI -- Hoca Efendi, bana tavşan kulaklı, geyik bacaklı karınca belli, şöyle sicim gibi zayıf bir tazı buluver, der. Bir süre sonra Hoca, bir sokak köpeğinin boynuna ip takıp subaşıya götürür. Subaşı: -- Aman Hoca Efendi, ben senden incecik bir tazı istemiştim. Sen ise bana koca bir sokak köpeği getirmişsin deyince, Hoca lafı gediğine koyar: -- Merak etmeyin efendim. Sizin yanınızda bu köpek bir aya varmaz, tazıya döner! ÖĞÜTLER Nasreddin Hoca, uyarılarını yaparken her yerde her şeyi söylemez. Fırsatı geldiğinde nazik bir şekilde araya girer ve taşı gediğine koyar. bir nükte ile yapıldığından hem kırıcı olmaktan uzaktır hem de geç unutulur. espriyle doğruyu söyler. O yüzden sözleri batıcı ve inciti olmaz. ![]() KURDUN KUYRUĞU KOPARSA halkı, hayvanlarını yiyen kurtları avlamak için gruplara ayrılırlar. Hoca ve bir arkadaşı bir kurt ini görürler. Arkadaşı kurt yavrusunu yakalamak için ine girer. Hoca ise dışarıda kalır. O sırada ana kurt çıkagelir. İne girerken Hoca, kurdun kuyruğunu sıkıca yakalar ve hayvanın ine girmesini önlemeye çalışır. Kurt Hoca'dan kurtulmak için çırpınırken inin içi toz duman içinde kalır. Arkadaşı inin içinden Hoca'ya seslenir: -- Hocam, bu toz duman da nedir? Hoca dışarıdan cevap verir: --Dua et de kurdun kuyruğu kopmasın. Eğer koparsa toz dumanı o zaman görürsün!.. ÖĞÜTLER Tehlikeyi hafife almak, kişiyi zor duruma düşürür. Bu hikâyede avcılar, kurt yavrularını yalnız görünce, tedbirsizce hemen ine girdiler. Nasreddin Hoca, bu hikâyede tehlikeyi hafife almanın ve tedbirsizliğin kişiyi ne kadar zora düşürdüğünü "kurdun kuyruğu koparsa tozu dumanı görürsün!" sözüyle kısaca anlatmıştır ![]() EŞEK EVDE YOK! almış sakatlayıp, dövülmüş olarak geri getirmiştir. Hoca'nın canı yandığı için komşusuna: -- Kusura bakma komşu, eşek burada yok! der. Komşusu geri döneceğinde, ahırdaki eşek yeri göğü inleterek anırmaya başlar. Komşusu Hoca'ya: -- Hocami hani eşek burada yokyu? Hoca: -- Aşkolsun komşu, bu yaşımda ak sakalımla benim sözüme inanmıyorsun da, eşeğin sözüne mi inanıyorsun!... ÖĞÜTLER Nasreddin Hoca, Bu hikâyede sözünde durmayan, emâneti hor kullanan insanlara gereken dersi vermiştir. lazım olunca, istediğimiz verilmeyebilir. aldığı borcu ödemezse, tekrar ihtiyaç duyduğunda kimse ona birşey vermez. ![]() DAĞIN ARDI Hoca'yı görenler sorarlar: -- Hayrola Hoca, ne yapıyorsun? -- Eşeğimi kaybettim, onu arıyorum, der. -- Türkü söyleyerek kayıp eşek mi aranır? diye şaşkınlıkla sorarlar. Hoca gayet sakin, ilerdeki dağı göstererek: -- Umudum şu dağın ardında. Şayet orada da bulamazsam o zaman görün siz bendeki feryadı! ÖĞÜTLER Nasreddin Hoca, hayata ümitle bakar. Elinden geleni yapmakla birlikte sıkıntılar karşısında kendini bırakıvermez. Allah'tan ümit kesilmeyeceğini, her zorluktan sonra bir kolaylığın geleceğini bilir. Hayata ümitle bakmak, insana canlılık ve yaşama sevinci verir. |
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| nasreddin hoca'dan öğütler, nasreddin hoca'nın öğütleri |
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konu Yazarı | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Nasreddin Hoca Bir Gün... | konyali | Nasreddin Hoca | 0 | 06-09-2010 06:54 PM |
| Nasreddin Hoca'nın Ailesi | konyali | Nasreddin Hoca | 0 | 06-09-2010 06:35 PM |
| Nasreddin Hoca'nın Doğduğu Yer | konyali | Nasreddin Hoca | 0 | 06-09-2010 06:35 PM |
| NASREDDİN HOCA | sinem | Nasreddin Hoca | 0 | 11-13-2009 11:04 PM |
| NASREDDİN HOCA | Kartal42 | Nasreddin Hoca | 1 | 09-01-2009 12:43 PM |
| Konu Araçları | |
| Mesaj Gösterim Modları | |
|
|